Tüm Yazılar

İngilizlerin sıraya girme sevdası – Dünyadan Haberler

İngilizlerin sıraya girme sevdası

İnsanların niçin tertipli bir halde kuyrukta beklediği mevzusunda şaşırtıcı bir halde epey bilimsel nitelikli araştırma yapılmıştır. Karanlık deneyleriyle fena bir üne haiz ABD’li psikolog Stanley Milgram, 1980’lerde düzenlemiş olduğu bir deneyde sırada bekleyen insanların arasına kuyruğu delmesi için denekler sokar. Kuyrukta bekleyenlerin 15%’i yalnız kızgın bakışlar ve mırıldanmalar ile yetinir, 20%’si sözel olarak sert uyarılarda bulunurken 10% ise fizyolojik olarak iterek tepki verir. Fakat kuyrukta bekleyenlerin tepkisinden daha da ilginci kuyruğu delen deneklerin gösterdiği reaksiyondur.

Denekler averaj sadece yarım saatten sonrasında kuyruğu kesmeye cesaret edebilirler; hissettikleri utanç ve endişeden dolayı yüzleri bembeyaz hale gelmiştir.

Milliyet’ten Ege Doğaç Erdoğan’ın haberine nazaran Houston Üniversitesi’nden Dave Fagundes 2016 senesinde “Kuyrukta Beklemenin Toplumsal Normları” adlı makalesinde mevzuyu detaylı şekilde ele alır. Ulaşmış olduğu netice ise insanların kuvvetli bir mütekabiliyet duygusuyla hareket ettikleridir. Meydana getirilen araştırmaların ortak noktası insan doğasının egoist ve çıkarcı olmaktan ziyade mümkün oldukça işbirliğini tercih ediyor oluşudur.

John Nash’in oyun teorisinde de bu düşüncenin ekonomik yansımalarına rastlamak mümkündür. Nash’e nazaran kendi çıkarlarımızı maksimize etmek yerine ortaklık yapmak her insanın yararına olacaktır. Kuyruğun önüne geçmeye çalışanlara verdiğimiz tepki de bu verimli sistemin bozulmasına gösterdiğimiz reaksiyondur. Hatta ‘bu düzeni korumak için kendi çıkarlarımızın dahi tersine hareket edebiliriz’ diye dikkat çeker Fagundes. Başkan Obama’nın Austin, Teksas’ta bir barbekü restoranı kuyruğunun önüne geçmesi mahalli basında ‘cemiyet sözleşmesinin çirkince ihlal edilmesi’ olarak yorumlanmıştır! İngiliz Profesör Kevin Gray kuyruktaki yerimizi ‘bir tür mobil mülk, önüne geçebilecek her insana karşı savunulacak kişiye hususi taşınabilir bir alan’ olarak tanımlar. İngilizlerin bu mevzuyu ne denli ciddiye aldıklarını açıkça gösteriyor abartıya kaçan bu tanımlama.

Öte taraftan, tertipli kuyruğa girmek yalnız İngilizlere ilişkin bir özellik olarak da istisnalaştırılamaz. ABD’de Duke Üniversitesi’nin basketbol maçlarına bilet almak için bir gece öncesinden kuyruğa girmek üniversite öğrencileri için artık bir ayin haline gelmiştir. Tertipli sıra oluşturmak yalnız bir Anglo-Amerikan geleneği de değildir zira 1970’lerdeki petrol krizinde Nijerya’da oldukça tertipli bir halde insanların benzin kuyruğuna girmiş olduğu gözlemlenmiştir. Bizlere gelecek olursak Beşiktaş çarşıda döner almak, İzmir’de ‘bomba’ yiyecek için oluşan son aşama muntazam kuyruklara daima gururla bakmışımdır. Herhangi bir AVM’nin yiyecek katında üç kişiden fazla sıra olan restoranlardan bile kaçan biri olarak hemen hemen bu lezzetlerin tadına bakma şerefine nail olamasam da.

Başta yönelttiğimiz probleminin cevabına gelecek olursak, İngilizlerin kuyrukta beklemekten mazoşistçe bir zevk aldıkları normal olarak söylenemez. İngilizlerin tertipli kuyruk oluşturma mevzusundaki ününü açıklamak için onların kaide koyma ve koydukları kurallara uyma kültürlerinden bahsedebiliriz. Peki ‘Almanya İngiltere’den daha bile kuralcı değil mi’ kabul edebilirsiniz. Doğru sadece iş kuyruk mevzusuna ulaştığında Almanların itaat kültüründen fazlaca İngilizlerin mütekabiliyete yatkın davranış biçimi ağır basacaktır. İngiliz yazar William Golding’in kültleşmiş romanı Sineklerin Tanrısı’nda Ralph karakteri şu şekilde der, “kurallar koyacağız, pek fazlaca kaide…, kurallar haiz olduğumuz tek şey”…

Kraliçe II. Elizabeth son yolculuğuna uğurlanıyor: İşte cenaze töreninin detayları

Kraliçe II. Elizabeth son yolculuğuna uğurlanıyor: İşte cenaze töreninin detayları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu